LİNKLER
Odalar ve borsalar
 Gazete - Haber - TV
Devlet
Ekonomi
Tahıl Hastalıkları

  1. Buğday Pas Hastalıkları

  
   A )  Sarı Pas (Pucinia striiformis) : Hastalık buğday tarlalarında ilkbaharda hava sıcaklığının 10-15 ºC  olduğu zaman görülmeye başlar. Yaprakların üst yüzeyinde  makine
Dikişine benzer şekilde limon veya portakal renginde püstüller oluşur. Bu püstüllerden oluşan milyonlarca yazlık spor rüzgarla çevreye dağılır. Uygun koşullarda taşındığı buğday bitkilerini enfekte ederek yeni püstüller oluşturur. Yazlık  sporların çimlenip konukçuya giriş yapabilmesi için %100`e yakın nisbi neme ve yağışa ihtiyaç vardır. 
Hastalık yaprak sap ve başaklarda görülse de esas görüldüğü yer yapraklardır. Zira en erken görülen pas türüdür.
Şiddetli enfeksiyonlar verim ve kalite kayıplarına neden olmaktadır.

B ) Kahverengi Pas (Pucinia recondita tritici) : Yaprak ayası ve kınının üst yüzeyinde üst boğum arası ve kılçıklarda  yuvarlağa   yakın şekilde, kahverengi ürediospor (yazlık spor) kümelerinden oluşan püstüller halindedir. İlk enfeksiyonlar rüzgar yardımıyla uzaklardan da gelebilen ürediosporlarca meydana getirilir. Yüksek nem ve 10-18 ºC arası sıcaklıkta hastalık hızla gelişir ve her 10-14 günde yeni bir yazlık spor nesli oluşur. Bitkiler olgunlaştığında siyah renkli teliospor (kışlık spor) kümeleri oluşur
Kahverengi pas da verim ve kalite kayıplarına neden olur.

C ) Kara Pas (Pucinia graministritici) : Kara pas etmeni kışı hastalıklı bitki parçacıkları üzerinde teliospor formunda geçirir. İlkbaharda uygun koşullarda çimlenerek oluşturduğu sporlar ara konukçu olan berberis veya  mahonia  bitkilerinin yapraklarına ulaştığında çimlenerek enfekte eder. Yaprağın alt yüzeyinde meydana gelen esiosporlar rüzgarla tahıl, yaprak ve sapların üzerine taşınarak uygun koşullarda  (5-18 ºC sıcaklık , %100 civarında nem) çimlenerek yazlık sporlar meydana gelir. Uygun şartlar sürdükçe yazlık sporlar devamlı çoğalarak epidemilere (salgınlara) neden olurlar. Koyu kırmızı kahverengi püstüller yaprağın iki yüzünde, sapta ve başakta oluşabilir. Bu püstülleri  oluşturan spor kümeleri epidermisi yırtıp çıktığında bitki yüzeyi pürüzlü ve yırtık bir görünüş alır. Bitki olgunlaştığında siyah spor kümeleri oluşur. Kara pas kardeşlenmeyi azaltır, miktar ve kalite kaybına eden olur. Hastalığa uygun şartlar tam oluştuğunda bütün ürün kaybedilebilir.

            Pas Hastalıkları ile Mücadele

  A ) Kültürel  Tedbirler :

  1. Sık ekim yapılmamalı
  2. Yabancı ot mücadelesi zamanında yapılmalı
  3. Paslara karşı dayanıklı çeşitler seçilmeli
  4. Tarla içinde ve çevresinde ara konukçu olan bitkiler imha edilmelidir

  
     B ) Kimyasal  (ilaçlı) Mücadele :
    Hastalığın her yıl şiddetli görüldüğü yerlerde ve duyarlı buğday çeşitlerinde yeşil akşam ilaçlaması uygulanabilir.bunun için ilk pas püstülleri görüldüğünde bitkinin tamamı ıslanacak şekilde aşağıdaki ilaçlardan biri uygulanır.

 

İlacın Etkili Maddesi          Formulasyonu         Dozu(dekara)         Kullanım aralığı

Oxycarboxin 75                    W.P.                          300 gr.                     25 gün ara ile 2 defa
Mancozeb     80                    W.P.                          350 gr.                     10 gün ara ile 2 defa
Maneb           80                    W.P.                          350 gr.                     10 gün ara ile 2 defa
Flutriafole                              E.C.                          100 ml.                    10 gün ara ile 2 defa
Tebuconazole 250                 E.C.                           75  ml.                    10 gün ara ile 2 defa

 

  1. Buğday Rastık Hastalığı (Ustiloga nuda tritici)

Arpa Açık Rastık Hastalığı (Ustiloga nuda hordei)
    
      Hastalık buğday ve arpa bitkilerinde çiçeklenme evresinde görülür. Bütün başak siyah bir toz yığını haline dönüşür. Bu hastalık sporları rüzgar, yağmur v.s. ile çevreye yayılarak buğday ve arpa başakları çiçekleri üzerine gelir. Uygun koşullarda çimlenerek misel oluştururlar. Bu miseller tohum taslağını deler ve embriyoya kadar ilerleyerek yerleşir. Enfekte olmuş taneler sağlam tanelerden ayırt edilemezler. Bu hastalıklı taneler ekildiğinde tohumlar çimlenirken embriyo içindeki misellerde gelişmeye başlar. Bitkinin sapı içinde başağa kadar ulaşır , daneler siyah sporla dolar,çevreleyen zar patlayarak sporlar çevreye yayılır. Geride başak ekseni kalır.
Verim kaybı, hastalığa yakalanmış başak sayısına bağlı olarak değişir.

 

            Rastık Hastalığı ile Mücadele

     A ) Kültürel Tedbirler :

  1. Hastalığın görülmediği tarlalardan tohumluk alınmalı
  2. Dayanıklı çeşitler tercih edilmeli
  3. Mümkünse kışlık buğdayların ekimi geç, yazlık buğdayların ise erken yapılmalıdır.

 

    B ) Kimyasal Mücadele :
          Tohum ilaçlaması şeklinde uygulanır. İlaçlama işlemi selektör veya ilaçlama bidonlarında yapılmalıdır.

 

İlacın Etkili Maddesi          Formülasyonu                          Dozu

Triadimenol 7.5                           D.S.                     100 kg. tohuma 150 gr.
Tebuconazole                               D.S.                     100 kg. tohuma 150 gr.

 

  1. Buğday Sürme Hastalığı (Tilletia sp)

Sürme,  ülkemizde ; kör, karadoğu, karamuk gibi isimlerle de anılan bir başak hastalığıdır.
Buğday sürmesi enfeksiyonlarında ilk kaynak kör adı verilen içi hastalık sporları ile dolu tanelerdir. hasat, harman, nakliye depolama sırasında ezilmesi ile ortaya çıkan sporlar sağlam tanelere bulaşır. Bulaşık tohumlar ekildiğinde , uygun koşullarda tohumla beraber sporlarda çimlenir ve tohumdan çıkan genç sürgünü delerek enfekte eder. Böylece bitki bünyesine giren misel onunla birlikte ve tanenin içinde gelişir ve başağa kadar ulaşır.  Burada çoğalır ve tanenin içi sürme sporları ile dolar.
Hastalığa yakalanmış buğday bitkileri , başaklar süt olum dönemine gelinceye kadar sağlamlardan ayırt edilemez. Hastalıklı başakların renkleri mavimtrak-yeşil olup sağlamlara nazaran daha hafif olduklarından dik dururlar. Hastalık sporları ile dolu taneler parmakla ezildiğinde  balık kokusuna benzer bir koku yayar.
Bu hastalıkla mücadele yapılmadığında  ortalama %10-20 arasında ürün kaybına  neden olmaktadır. Bu kayıp bazen çevre koşullarına ve buğday çeşidine bağlı olarak %70-95 `e kadar yükselebilmektedir.ayrıca kalite kaybına da neden olmaktadır.

 

 Sürme Hastalığı  ile Mücadele
 
       A ) Kültürel Tedbirler :

  1. Güzlük ekimler erken , yazlık ekimler geç yapılabilirse hastalık daha az görülür
  2. Hastalığa dayanıklı çeşitler kullanılmalı

B ) Kimyasal (ilaçlı) Mücadele : 
      Tohum ilaçlaması şeklinde yapılır. Tohumlar selektörlerde veya ilaçlama bidonlarında ilaçlanmalıdır. İlaçlama homojen yapılmalı ve uygun dozda ilaç kullanılmalıdır.

 

İlacın Etkili Maddesi          Formulasyonu                              Dozu
Mancozeb          60                       D.S.                           100 kg. tohuma 150 gr.
Maneb                80                      W.P.                          100 kg. tohuma 150 gr.
Quintozene        18                       D.S.                            100 kg. tohuma 200 gr.
Triadimenol       7.5                      D.S.                            100 kg. tohuma 150 gr.
Tebuconazole     2                         D.S.                           100 kg. tohuma 150 gr.

 

  1. Buğdayda  Kök ve Kökboğazı Çürüklüğü Hastalığı

 
Bu hastalığın oluşmasında bir çok mantar türü etkili olmaktadır.(Helminthosporium, Fusarium, Pythium, Sclerotium türleri) Erken devrede meydana gelen enfeksiyonlar çıkış öncesi veya sonrasında fide çökmesine neden olur. Hastalıklı dokuların rengi koyulaşır sclerrotium (beyaz çürüklük) mantarının etkilemesinde ise dokular üzerinde tüy gibi beyaz miseller oluşur, bunlar o çevredeki toprağa da geçer.hastalığın gelişmesi ile sap, kök tacı ve kökler çürür. Sonuçta bitki ölür. Bu bitkiler sağlıklı yeşil bitkiler içinde beyaz renkli başakları ile kolayca fark edilir.
Helminthosporium türlerinin enfeksiyonu ve gelişmesi için bitkilerin sıkıntıda olduğu sıcak ve kuru topraklar elverişlidir. Fusarium türleri için serin ve nemli, pythium türleri için ıslak toprak şartları, scleerotium türleri için 20 ºC ve üzerindeki sıcaklıklar, aşırı rutubet ve asidik topraklar enfeksiyon ve hastalığın gelişmesi için çok uygundur.
Bu hastalık etmenleri, bitki seyrelmesi, kardeşlenmede azalma, başakların normalden küçük olması ve hektolitre ağırlığında düşmelere neden olarak üründe miktar ve kalite kayıplarına yol açmaktadır.

 

Kök ve Kökboğazı  Çürüklüğü Hastalığı ile Mücadele
                                  
      
 A ) Kültürel Tedbirler :

  1. Dayanıklı çeşitler tercih edilmeli
  2. Azot kullanımı uygun dozda yapılmalıSu birikmelerine meydan verilmemeli
  3. Münavebeli ekim tercih edilmeli

 
İlaçlı mücadelesi yoktur.

 

  1. Tahıl Küllemesi (Erysiphe graminis)

Yapraklarda önceleri nokta halinde beyaz-gri renkte püstüller  görülür, sonra esmerleşir. Uygun koşullarda püstüller birleşir yaprağı tamamen kaplaya bildiği gibi sap ve başak`a da intikal eder. Bitki üzerinde yüzeysel bir tabaka oluşturan misel örtüsü rüzgar, yağmur ve sürtünmelerle silinebilir. Hastalıklı bitkiler yatmaya daha elverişli olduğu için mahsul kaybına sebep oldukları gibi  fotosentezi de kısmen engellediğinden verimin düşmesine neden olurlar.

Tahıl Küllenmesi ile Mücadele

A ) Kültürel Tedbirler :

  1. Dayanıklı çeşitlerin yetiştirilmesi
  2. Nispi nemi yüksek olan yerlerde sık ekim yapılmamalı
  3. Fazla azotlu gübre verilmemeli

B ) Kimyasal (ilaçlı) Mücadele 
Hastalık belirtileri görülmeye başladığında fazla yoğunluk kazanmadan kaplama ilaçlama yapılmalıdır.

       İlacın Etkili Maddesi            Formulasyonu                 Dozu
       Pyrazophos     300 g/l                   E.C.                   Dekara 100 ml
Triadimefon    250 g/l                   E.C.                   Dekara  50  ml
Triadimenol    250 g/l                   E.C.                   Dekara  50  ml
Tebuconazole  250 g/l                  E.C.                   Dekara   75  ml
                      
   HUBUBAT ZARARLILARI ve MÜCADELESİ

  1. Ekin Bambul Böceği (Anisoplia spp.)

Ergin 10-15 mm boyunda 6-8 mm enindedir, üst kanatları kahverengidir ve genellikle vücudun arka bölümünü örtmez. Erginler tahılın süt olum döneminde başaklar üzerinde görülürler. Bir süre beslendikten sonra çiftleşmeye başlarlar. Dişiler yumurtalarını kumsal hafif toprakların 10-15 cm derinliklerine bırakırlar. Larvalar toprakta 2 yıl kalırlar. Zararlı genellikle 2 yılda bir döl verir ancak uygun koşullarda yılda bir döl de verirler. Erginlerin yaşam süresi 1-1.5 aydır.
Larvalar toprak altında genç tahılın kökünü kemirerek zararlı olmakla birlikte esas büyük zararı erginler başakta yaparlar. Süt olum döneminde taneleri kemirirler, miktar ve kalite kaybına neden olurlar. m² de 3- 4 ergin olduğunda ekonomik anlamda zarara neden olurlar.

   A ) Kültürel Tedbirler :

  1. Münavebede baklagil ve şemsiyegil bitkileri kullanıldığında çok iyi sonuç vermektedir.
  2. Erken ekim ve erkenci çeşit ekmek
  3. Anızın erken ve derin sürülmesi ile larvalar kısmen yok edilir
  4. Tarlanın ekime iyi  hazırlanması zararlı popülasyonunu azaltır.

  B ) Kimyasal Mücadele :
m² de 3-4 ergin görüldüğünde yüzey ilaçlaması yapılır. İlaçlamada carboryl %5 etkili madde içeren ilaçlardan dekara 2 kg olacak şekilde tozatarlarla atılır.

  1. Ekin Kambur Böceği Zabrus spp ) :

Erginler 12-22 mm boyda 5-8 mm enindedirSırt kısımları dış bükey ve parlak siyahtır.sırtlarında uzunlamasına nokta ve çizgiler vardır. Larvaların baş ve göğsü kahverengi karın kısmının üstü kestane renginde olup alt kenarları kirli beyazdır.
Kışı toprak içinde hem ergin hem de larva halinde geçirir. Düşük sıcaklıkta hareketsiz olan larvalar toprak sıcaklığı 10 ºC `nin üzerine çıktığında  hareketlenirler. Larvalar genellikle nisan sonlarına doğru pupa olurlar. Mayıstan itibaren de erginler çıkar. Erginler yazın sıcak günlerini toprak içinde geçirir sonbaharda yağışların başlaması ile topraktan çıkarlar ve çiftleşmeye başlarlar. Dişiler yumurtalarını tek tek  toprakta oluşturdukları küçük yuvalara bırakır 10-20 günde larvalar çıkar. Zararlı yılda bir döl verir.

  1. Genç larvalar sonbaharda ekin yapraklarını toprak içine çekerek yerler.
  2. Olgun larvalar ilkbaharda yaprak ve sürgünlerini yerler m² de 3-4 larva olduğunda tarlada yer yer boşluklar oluştururlar.
  3. Erginler hasat öncesi başakta taneleri ekimde ise toprağa atılan tohumlukları kemirerek zarar verirler.

 

    A ) Kültürel Tedbirler :

  1. Münavebeye önem verilmeli
  2. Nadasa bırakılan ortamlar uygun zamanda derince sürülmek suretiyle beslenme ortamları yok olacak, birçok pupa  ve larva sürme esnasında yok edilecektir.
  3. Tarlaya tane dökülmemesi için hasat geciktirilmemelidir

 
B ) Kimyasal Mücadele :
En etkili mücadele tohum ilaçlamasıdır. Ancak zorunlu hallerde zararı kısmen önleyebilmek amacıyla yüzey ilaçlaması da önerilebilir.

  1. Tohum ilaçlamasında kullanılacak ilaçlar

 

İlacın Etkili Maddesi                        Formulasyonu                        Dozu (100 kg tohuma)
Endosülfan            %32.9                          W.P.                                           200 gr.
Chlorpyrifos-ethyl %25                            W.P.                                            200 gr. 
İmidacloprid          %70                             W.S.                                            200 gr.

  1. Yüzey ilaçlamasında kullanılacak ilaçlar

 

İlacın Etkili Maddesi                        Formulasyonu                        Dozu (100 kg tohum) Fenitrothion              550 g/l                                 E.C.                                    175 ml (dekara)
Fenthion                   525 g/l                        E.C.                                     175 ml (dekara)
Chlorpyrifos Ethyl   480 g/l                        E.C.                                       200 ml (dekara)
Deltamethrin              25 g/l                        E.C.                                      20 ml (dekara)

  1. Hububat Hortumlu Böceği ( Paxhytchius hordei )

Ergin 3-4 mm boyunda ve kahverengi renkte olup, üzeri krem renginde pullarla kaplıdır. Baş uzamış ve hortum biçimini almıştır. Zararlı kışı ergin olarak toprakta geçirir. İlkbaharda nisan ayı başlarında ortalama sıcaklığın 10 ºC `nin  üzerinde bulunduğu günlerde topraktan çıkmaya başlar.bu dönem hububatın kardeşlenme ve sapa kalkma dönemidir.topraktan çıkan erginler, başlangıçta yaprak ve sapta beslenir ve çiftleşirler. Hububatın başaklanma devresinde yumurta bırakmaya başlarlar. Süt olum devresinin ortalarına kadar devam eder ve her başakçığa bir adet yumurta bırakırlar. Yumurtadan 11-15 gün arasında larvalar çıkar. Tane içinde süt olum devresinin sonuna kadar beslenirler. Taneler sertleşmeye başladığı anda taneyi terk ederek toprağa düşer. Pupa döneminden sonra haziran sonu -  temmuz sonu arasında erginler çıkar. Yazı ve kışı toprak içinde ergin olarak geçirir.
Erginler yaprakta beslenirken sıralı delikler meydana gelir. Erginlerin beslenmesi sonunda başaklarda tane sayısı ve ağırlık azalması meydana gelir. Asıl zararı larvalar meydana getirir. Süt ve sarı olum döneminde tanelerin içini boşaltmak suretiyle kavuz haline getirip önemli miktarda ürün kaybına neden olur.

  
A ) Kültürel Tedbirler :

  1. Münavebede çapa bitkilerine yer verilmeli
  2. Nadas ve derin toprak işleme de yararlıdır.

 
B ) Kimyasal Mücadele
Erginlerin topraktan ilk çıkışları izlenmelidir. İlk çıkıştan yaklaşık 10 gün sonra yapılacak sayımlarda m² de 5 veya daha fazla zararlı tespit edilirse aşağıdaki ilaçlardan biri uygulanır.

 

İlacın Ekili Maddesi             Formulasyonu                        Dozu ( dekara)
Methiocarb                   %2                             Toz                                          3    kg
Azinphos-Methyl         %2,5                           Toz                                          2,5 kg
Fenitrothion                 %3                              Toz                                          2,5 kg
Chloropyriphos-ethyl 480 g/l                           EC                                       250 ml
Fenitrothion                550 g/l                          EC                                       175 ml
Deltamethrin               25   g/l                          EC                                         30  ml
Deltamethrin                 5   g/l                          ULV                                    150  ml(uçakla) 

  1. Kımıl ( Aelia spp )

En yaygın türü Aleia rostrata  olup yaklaşık 8-11 mm uzunluğunda ve 4-6 mm genişliğindedir. Baş üçgen şeklinde ve ön kısmı sivridir. Orta kısımları koyu, kenarları genellikle açık kirli sarıdır. Sırtının üzerinde yan yana önden arkaya uzanan siyah ve kirli sarı çizgiler bulunur. Familya özelliği olarak pis kokuludur.
Erginler yaz sonunda kışı geçirecekleri 1500-2000 m yükseklikteki kışlak adı verilen dağ ve tepelere çıkarlar. Kışı uyumuş halde meşe, kirpigeven, kirpiotu, çam, ayıkulağı gibi bitkilerin altında yaprak altındaki toprağın 4-8 cm derinliğinde geçirirler. Genellikle meşe bitkilerinin altlarını seçerler. İlkbaharda havaların ısınması ile 15-20 ºC `lerde hareketlenmeye başlarlar  ve toplu olarak kışlaklardan ovaya doğru uçmaya başlarlar. Bu dönem genellikle nisan sonu mayıs başlarıdır. Ovaya inen erginler hububatı kökboğazının üstünden sapta emgi yaparak Kurtboğazı (göbekkurusu) zararını yaparlar. Emgi yaptığı sapın üst kısmı kurur. Buğdaygil tarlalarına inişten 10-15 gün sonrasına kadar beslenir ve çiftleşirler. Dişiler yumurtalarını 12-18 lik yumurta paketleri halinde yapraklara , sapa, başağa, yabani otlara hatta toprak üstüne bırakırlar. Yumurtadan çıkan nimfler 5 gömlek değiştirerek yeni nesil ergin olurlar. Zararlının yaşam süresi 1 yıldır  ve yılda bir döl verir. Kışlamış yani eski nesil erginlerin ikinci zararı da başak oluşumu sırasında sapta emgi yaparak dane bağlamasına engel olmasıdır. Bu başaklar diğer sağlam yeşil başaklar arasında beyaz renkleriyle kolayca fark edilir. Buna akbaşak zararı denir.
Kımıl nifleri ve yeni nesil erginleri sokucu emici ağız yapılarıyla tanede beslenerek çimlenme gücünün azalmasına ayrıca buğdayın ekmeklik ve makarnalık özelliklerini kaybetmesine neden olurlar.

  Kımıl ile Mücadele

A ) Kültürel Tedbirler :

  1. Ergin ve yumurta parazitoitleri vardır. Bunların korunmasına özen gösterilmeli
  2. Polikültür tarıma önem verilmeli

 
B ) Kimyasal Mücadele :
Kımıl mücadelesi esas olarak kışlamış erginlere karşı yapılır. Bunun için kışlaktan     iniş hareketleri takip edilmelidir. Ekili alanlar kontrol edilir. Zararlının dağılmasına ve yumurta bırakmasına fırsat verilmeden toplu iniş alanlarında hemen ilaçlamaya başlanır.

İlacın Etkin Maddesi                        Formulasyonu                                   Dozu(dekar)

Endosülfan           %5                                Toz                                             2,5    kg
Fenitrothion         %3                                   Toz                                             2,5    kg
Fenthion             525 g/l                            E.C.                                            100    ml
Endosülfan         360 g/l                            E.C.                                            250    ml
Fenitrothion        550 g/l                            E.C.                                              150    ml

 

  1. Süne ( Eurygaster spp )

Dünyada 15 türü , ülkemizde de 7 türü belirlenmiştir. Süne türleri genel olarak toprak renginde, bazen tamamen siyah, bazen kırmızı, bazen kirli beyaz bazen de bu renklerin bir kaçının karışımı olan alacalı desenli renklerde olabilir. Vücut yassıca üst tarafı hafif tümsek olup, familya özelliği olarak pis koku salgılarlar. Vücut uzunluğu yaklaşık 10-12.5 mm dir. Sünenin yaşam süresi 1 yıl olup yılda bir döl verir. Erginlerin yaşamı pasif ve aktif olmak üzere iki döneme ayrılır. Pasif dönem ortalama 9 ay olup kışlaklarda geçer. Hasat sezonu başladıktan sonra yeni nesil erginler kışlama alanlarına çekilirler. Kışlama alanları genellikle dağların 1200-1600 metre yüksekliklerdeki uygun bitki türlerinin (dökülmüş meşe yaprakları, 
Geven, kirpiotu, zırotu, ayıkulağı ) altlarında gizlenirler. Bu dönem tamamen uyuşuk halde olan sünelerde metabolik faaliyetler oldukça yavaştır. İlkbaharda hava sıcaklığının artması ile kış uykusundan uyanırlar. Kışlaklarda toprak üstü sıcaklığı 15 ºC ye ulaştığında süneler meralara ve ekinlere doğru daha ziyade rüzgarın esiş yönü istikametinde uçmaya başlarlar. Kışlanmış erginlerin iniş zamanı orta anadolu bölgesinde ekinlerin sapa kalkma dönemine rastlar. Bu dönemde kışlanmış erginler sokucu – emici ağız yapıları ile saplarda emgi yaparlar. Bu saplar daha sonra sararır kurur. Bu ilk zarara kurtboğazı zararı  denir.diğer taraftan çiftleşip yumurta bırakmaya başlarlar. Bir dişi ortalama 80 adet yumurta bırakır. Her yumurtada 12-14 adetlik 2-3 muntazam sıralı olarak paketler halinde genellikle buğdaygil yapraklarının alt yüzeylerine bırakırlar. 2-3 hafta sonra yumurtalardan nimfler çıkmaya başlar. Nimfler 5-6 gün ara ile 5 gömlek değiştirerek yeni nesil ergin olurlar. Bu dönem yaklaşık 30 gündür..
Kışlanmış erginler çiftleşip yumurta bırakırken aynı zamanda beslenmelerine de devam ederler. Başak henüz yaprak kılıfı içerisindeyken, çiçek döneminde ve tane bağlarken yine saplarda beslenerek emgi yaptığı yerin üst tarafını kurutur. Dolayısıyla başakların beyaz bir renk almasına  ve tane bağlamamasına neden olurlar. Bu şekildeki zararaakbaşak  adı verilir.
Kışlanmış erginler yaklaşık 1-2 ay yaşar ve sonuçta doğal olarak ölürler.
Başaktaki taneler süt olum dönemine gelmeye başladığı sırada kışlamış erginlerin çoğu ölmüştür. Bunların bıraktığı yumurtadan çıkan nimfler süt olum ve sarı olum döneminde taneleri sokup emmeğe başlar. Nimf ve yeni nesil erginlerin tanede beslenmesi sonucu oluşan zarar çok önemlidir. Zira taneler çimlenme güçlerini kaybedecekleri gibi ekmeklik ve makarnalık özelliklerini de yitirirler.
Yeni nesil erginler uzun kışlak dönemi için vücutlarına yeterli enerjiyi depo etmek zorunda olduklarından bu dönemde oburca beslenirler ve büyük zararlara neden olurlar. Taneler sertleşmeye başlayınca kışlakların bulunduğu yüksek yerlere doğru göç etmeye başlarlar.

Süne ile Mücadele

Biyolojik  mücadeleye önem verilmeli özellikle yumurta parazitoitleri laboratuar şartlarında çoğaltılarak doğaya salınması ve doğayı bunların çoğalmasına elverişli hale getirmek ve korumak  amaçlanmalıdır. Bunun için ağaç sayısının arttırılması ve polikültür tarımına yönelmek gerekir.

Kimyasal Mücadele :
Ülkemizde süne ile mücadele halen devlet mücadelesi şeklinde yürütülmektedir. Süne mücadele programı yapılırken sonbahar ve ilkbahar  da süne populasyonunu tahmin etmek için belirli kışlakların her yıl aynı yerlerinde süne sayımları yapılır. Zararlının ilkbaharda ovaya göçleri izlenir. Bir veya iki kışlakta gün aşırı sayımlar yapılarak popülasyonun seyri takip edilir. % 90`ı ovaya ininceye kadar devam edilir. Daha sonra Tarım İl Müdürlüğü elemanlarınca tarlalarda kaba ve kıymetlendirme sürveyleri yapılır. Bu çalışmalar krokiler üzerinde işaretlenir ve kıymetlendirme sürvey cetvelleri hazırlanır. Bu cetveller Bakanlık, Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü ve İl Müdürlüğüne  gönderilerek sonuçlar  değerlendirme toplantısında görüşülür ve o yıl için birinci ve üçüncü dönem nimf mücadelesi yapılacak alanlar belirlenir.
Kıymetlendirme sürveyi sonuçlarına göre m² de kışlamış ergin sayısı 0,8 ve üzerinde olan ünitelerde yumurta parazit sürveyi yapılır. Yumurtalardaki parazitlenme oranı yüksek ise bu alanlar  ilaçlama dışı bırakılır.
Süne mücadelesinde amacına ulaşabilmesi için tam zamanında başlanması mücadelenin en önemli bölümünü oluşturur.
Süne mücadelesi yer aletleri ve uçakla yapılmaktadır.uçakla yapılan ilaçlamalarda konvensiyonel  ve ULV ilaçlama sistemleri kullanılmaktadır.






Haberler & Duyurular
ANKET
Borsamızın duyuru ve faaliyetlerinin size hangi yolla ulaşmasını tercih edersiniz?
E-POSTA BÜLTENİ